0

Çikolatalı Unsuz Yulaflı Kurabiye

Tam bir yıl olmuş en son burada tarif yayınlayalı! Zaman yoğunluğun içinde fark etmeden akıp gitmiş. Ama ara ara girip baktığımda blogun hala okunuyor, ziyaret ediliyor olması beni yeni bir tarif neden olmasın diye düşünmeye itti. Ve işte tekrar yazıyorum…

Unsuz, ekstra beyaz şeker ve yağ ilavesiz bir kurabiye tarifi bu. Her yerde görmeye alıştığımız “unsuz, şekersiz, yağsız” sıralamasını başlığa yapıştırmak istemedim. Çünkü içine koyduğumuz çikolatanın içerisinde şeker ve yağ olduğunun, muzun kendine ait meyve şekeri içerdiğinin farkındayım tabii ki. Ama içinde hiç un yok, hiç ekstra beyaz şeker ve yağ ilavesi yok. Üstelik de gerçekten lezzetli. Diyetteyseniz miktarı yine de abartmadan bence gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz. O zaman tarife geçelim.

20160805_154729

1 olgun muz

3/4 su bardağı yulaf ezmesi

50 gr eritilmiş bitter çikolata

1 tatlı kaşığı akçaağaç şurubu (isterseniz bal da kullanabilirsiniz veya tariften tamamen çıkarıp daha bitter bir tat elde edebilirsiniz)

1/2 su bardağı ceviz (irice dövülmüş)

Öncelikle muzu bir karıştırma kabının içinde püre haline getiriyoruz. İçine sırasıyla akçaağaç şurubu, yulaf ve cevizi ekleyip karıştırıyoruz. Son olarak da benmari usulü eritilmiş çikolatayı ilave ediyoruz. Malzemelerin tümü karıştığında döktüğünüzde yayılmayacak bütünlükte bir kıvam elde ediyoruz. Fırın kağıdının üzerine bir kaşık yardımıyla şekil verip aralıklı olarak yerleştiriyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10-15 dakika pişiriyoruz. Bence bu tarifin olmazsa olmazı ceviz. Çok güzel bir lezzet ve çıtırlık katıyor. Siz fındık, fıstık gibi alternatif malzemelerle de deneyebilirsiniz. Afiyet olsun! 🙂

 

Advertisements
0

Hızlı Hafta Sonu Keyfi – 15 Dakika Sofrası

Yoğunluktan dolayı yazamadığım upuzun bir aradan sonra, bu sefer vakit geçirmeden dün akşamın keyifli ve bir o kadar da kolay sofrasını paylaşmak istiyorum.

Ben tam anlamıyla bir balık ve deniz ürünü insanıyım. Deneyip de hoşlanmadığım bir deniz ürünü yok diyebilirim. Ve yenilerini denemekten de hiç çekinmem. Ancak blogtaki balıklı tariflerimin neredeyse hepsi somon üzerine, farkındayım. Bunun ilk sebebi tabii ki somon seviyor olmam. Fakat bir başka sebep ise Almanya’da yaşıyor oluşum ve burada malesef en lezzetli balık somon. Bu anlamda çeşitlilik doğal olarak çok düşük. Bu durum bir İzmirli olarak beni derinden yaralasa da elimdekiyle yetiniyorum şimdilik. 🙂 Ve bu girizgahtan da anlaşılacağı gibi yine bir somon tarifi geliyor. Bu seferkine tam olarak tarif de denemez aslında; o yüzden pişirme şekli desek daha doğru. Önce fotoğraf, ardından tarif gelsin öyleyse… Keyifli okumalar! 🙂

hsonu somon

1 porsiyon için malzemeler:

250-300 gram somon fileto

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 çay kaşığı tuz

Sosu için:

2 yemek kaşığı taze limon suyu

1 tutam ince kıyılmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1/2 çay kaşığı kırmızı pul biber

1 tutam tuz

Fileto olarak orta kemiğinden ayrılmış, temizlenmiş ve dilimlenmiş somonu derisinden dikkatlice ayırıyoruz. Filetonuz minimum 2 cm civarı kalınlıktaysa bu işlem son derece kolay oluyor. Daha inceyse bir bıçaktan yardım almanızı önerebilirim. Derisinden ayrılmış somonun her iki yüzeyini cömert davranarak tuzluyoruz. Teflon ya da döküm demir bir tavayı yağsız olarak ısıtıyoruz. Tava eliniz değmeyecek kadar sıcak olduğunda bir kaşık zeytinyağını tavanın tabanına damla damla sıçratarak alıyoruz. Birkaç saniye içinde yağ da ısınıyor ve somonu derinin olduğu kısım tavaya değecek şekilde koyuyoruz. Hiç dokunmadan ortalama dört dakika kadar pişiriyoruz, kenarları beyazlayıp pişen tarafı altın rengi olduğunda filetonun diğer tarafını çeviriyoruz ve aynı işlemi tekrarlıyoruz. Tavayı ateşten alıp filetoyu iki dakika dinlendiriyoruz.

Bu arada sosumuzu hazırlayabiliriz. Sos için önce limon suyuyla maydanozu karıştırıyoruz ve tuzu ekliyoruz. Ardından zeytinyağını ekleyip çırpıyoruz. İlk aşamada zeytinyağını koyarsanız ya da hepsini aynı anda çırpacak olursanız acı (bitter) bir tat olur; o yüzden bundan kaçınıyoruz. Çırpılmış sosun üzerine kırmızı pul biberi ekliyoruz, ancak karıştırmıyoruz. Tabağa aldığımız somonun üzerine bu sostan istediğimiz kadar gezdiriyoruz. (Fotoğrafta çıkmamış ancak aşağıda somonun soslanıp yakından çekimini görebilirsiniz.)

sos somon

İlk fotoğrafta gördüğünüz mezeler: Köz patlıcan salatası ve Crouton (baharatlı-zeytinyağlı kızarmış ekmekler) eşliğinde yoğurtlu semiz otu salatası. Siz kendi istediğiniz mezelerle servis yapabilirsiniz. İçecek olarak bizim tercihimiz kuru-sek beyaz şarap.

Umarım bu süper-kolay somonu denersiniz ve beğenirsiniz. Afiyet olsun! 🙂

0

Somonlu Makarna

Bugün yapımı kolay ama tadı çok çok çok, çok güzel olan bir makarna tarifiyle geri geldim! Bu makarna sushi yaptıktan hemen sonra buzluğumda kalan somonu değerlendirme düşüncesiyle ortaya çıktı. Birkaç tarif okudum ama hiçbirini tam anlamıyla beğenmeyince kendi içgüdülerimle bir şeyler denemek istedim ve bu tarif meydana geldi. O zaman sadece kendime saklamayıp sizi de bu lezzetten mahrum bırakmamak için bir an önce aradan çekiliyorum ve tarifi yazıyorum.

somonlumakarna

Malzemeler:

1 paket makarna (tercihen penne)

250 gram somon (derisi ayrılmış)

200 ml (1 kutu) krema

2 adet yeşil soğan (ince kıyılmış)

Yarım konserve mısır

1 yemek kaşığı zeytin yağı

1 tatlı kaşığı (taze) limon suyu

1 tutam kuru fesleğen, tuz

Üzeri için; eski kaşar rendesi

1. Makarnayı çok yumuşak olmayacak şekilde tuzlu suda haşlıyoruz. (Normalden çok hafif diri kalmalı.) Haşlama suyuna yağ koymuyoruz. (Daha sonra sosu çekmesi açısından önemli.)

2. Makarna haşlanırken ayrı bir teflon tavayı iyice ısıtıp zeytin yağını ekleyerek yağın ısınmasını bekliyoruz. Yağ ısındığında küp küp kesilmiş ve çok hafif tuzlanmış somonları tavaya alıyoruz. Somonların üzerine kuru fesleğenleri serpiyoruz ve renkleri değişene kadar ara ara karıştırarak kavuruyoruz. Sıcaklık orta ateşin üzerinde olmalı.

3. Somonların rengi değiştiği zaman tavaya ince kıyılmış yeşil soğanları alıyoruz. Birlikte kavurmaya devam ediyoruz.

4. Soğanlar yumuşamaya başlayınca limon suyunu ekleyip karıştırıyoruz ve balıkların limon suyunu çekmesini sağlıyoruz.

5. 1 kutu kremayı somonların üzerine ekliyoruz ve ateşi biraz düşürüyoruz.

6. Bu arada haşlanan makarnaları süzüyoruz; fakat asla soğuk sudan geçirmiyoruz. (Sos hazır olana kadar sadece ara ara birbirlerine yapışmaması için karıştırıyoruz.)

7. Krema hafif kaynamaya başlayıp sos koyulaştığında ağız tadımıza göre biraz tuz ilave ediyoruz ve makarnaları sos tavasına ekleyip karıştırmaya başlıyoruz. -Tavanız küçükse sosu makarna tenceresine eklemek de mümkün tabii- 🙂 Karıştırırken nazik hareketler kullanarak somonları ezmemeye özen gösteriyoruz. Mısırları da karışıma ekliyoruz ve makarna, sosu çekinceye kadar karıştırarak pişirmeye devam ediyoruz.

8. Makarnanız yukarıdaki görseldeki gibi bir görünüm aldığında hazır demektir. Üzerine eski kaşar rendesi ekleyip soğutmadan afiyetle yiyoruz! 🙂

0

Doğaçlama Lezzetler – 1

Bazı akşamlar mutfakta farklı bir şey denemek istiyorum. Elimdeki malzemelerden ne çıkabilir diye düşünüyorum, ama içimden yeni bir tarif okumak ya da internette araştırma yapmak gelmiyor. O zaman içimdeki ses tam da şöyle diyor: “Planlama! Aklına ilk geleni yap!” Tabii bu gibi durumlarda sonuç her zaman harika olmayabiliyor. Ama başarılı olduğu zaman ise var olan bir tarifi denemekten daha çok keyif verdiği kesin… Şimdi vereceğim tarif de başarıya ulaşan, beğeni toplayan mutfak doğaçlamalarımdan biri. Çok lezzetli ve de daha önemlisi çoook sağlıklı bir salata tarifi. Henüz kendisine bir isim vermedim. Ne dersiniz, adı ne olsun? 🙂 İşte karşınızda sizlerle paylaşmaya layık gördüğüm ilk doğaçlama denemem:

Image

Malzemeler (1 kişilik):

Marul (1 küçük marul ya da büyük marulun yarısı)

Yeşil soğan (1 adet – ince kıyılmış)

Ton balığı (Yarım konserve)

Rice noodle (Detaylı bilgi için bkz. Vietnam Taze Bahar Ruloları tarifi)

Havuç (1 adet küçük ya da 1/2 büyük)

Soya sosu (1 yemek kaşığı)

Domates (1 adet ya da 3-4 adet kiraz domates)

Limon suyu (3-4 yemek kaşığı)

Zeytinyağı (1-2 yemek kaşığı)

Tuz, Kuru nane

  1. İlk olarak istenilen miktarda rice noodle’ı bol suda 3-4 dakika haşlıyoruz.
  2. Haşlama işlemi biter bitmez 1 yemek kaşığı zeytinyağını noodle’a ekliyoruz ve böylece birbirine yapışmalarını önlüyoruz.
  3. Derin bir kapta ton balığını ve noodleları eşit şekilde karıştırıyoruz. Biraz tuz ve bir tatlı kaşığı kadar kuru nane ekliyoruz.
  4. Düz bir tabağın tabanına doğranmış marulları ve yeşil soğanları koyuyoruz ve üzerine zeytinyağı ve limon suyundan birazcık gezdiriyoruz.
  5. Tabandaki salatanın üzerine noodle-ton balığı karışımını ortalayarak koyuyoruz.
  6. Küçük bir tavayı yağsız olarak ısıtıyoruz ve 1 yemek kaşığı soya sosunu ısınan tavaya ekliyoruz.
  7. İnce ince doğradığımız havuçları soya sosunu tamamen çekip üstleri kızarana kadar yüksek ateşte çeviriyoruz.
  8. Resimde görüldüğü gibi soya soslu havuçları en üste ekliyoruz.
  9. Tuz ve kalan zeytinyağı – limon sosunu salatanın üzerine gezdiriyoruz.
  10. Resimde görüldüğü gibi domatesi dekoratif amaçlı kullanabilirsiniz veya dekorasyon için farklı seçenekler yaratabilirsiniz. Unutmayın, bu bir doğaçlama tarif; özgürsünüz!

Afiyet olsun! 🙂

0

Vietnam Mutfağından ‘Fresh Spring Rolls’ (Taze Bahar Ruloları)

Almanya’nın doğusunda, Almanların ‘büyük şehir’ tabir ettiği; fakat Türk standartları düşünüldüğünde çok küçük olan bir şehirde yaşıyorum. Şehir küçük, güneşli havalar da çok az olunca dışarı çıkıldığında insana kapalı mekanlarda farklı tatlar denemek kalıyor. Fresh Spring Rolls (Frische Frühlings Rolle), bulutlu bir günde, bu küçük şehrin merkezinde, şu anda en favori – en vazgeçilmez mekanım haline gelen minik bir Vietnam büfesinde deneyip aşık olduğum bir lezzet… Ne var ki bunu denedikten bir süre sonra bir yıllığına Türkiye’ye dönmek zorunda kaldım ve bu bir yıl bu rulolardan yemeden geçemezdi! Ben de malzemeleri bulup evde denemeye ve sevdiklerimi şaşırtmaya karar verdim. İnternetten kısa bir araştırmayla uzak doğuya özgü gıda ürünleri satan bir markette aldım soluğu ve ortaya bu harika, insanı baştan çıkaran rulolar çıktı. Söylemeden geçemeyeceğim ki tadı ve görüntüsü de neredeyse bizim minik Vietnam büfesindekiyle aynı oldu ve bana oranın yokluğunu hiç aratmadı. Şimdi de aratmayacak; çünkü hemen mutfağa koşuyorum ve sizi bu özel yiyeceğin tarifiyle baş başa bırakıyorum. (Malzemeler ve onları temin etmekle ilgili bilgileri de tarif kısmında bulabilirsiniz. Bu konuyla ilgili ekstra sorularınızı yorum olarak bırakırsanız yardımcı olurum.)

rolle (1)

Fresh Spring Rolls (9-10 adet)

10 adet pirinç kağıdı (rice paper)

(Aşağıdaki resimde görülüyor. Uzak doğu ve diğer dünya milletlerine özgü gıda ürünleri satan marketlerden ya da internet sitelerinden temin edebilirsiniz. Bazı büyük süpermarketlerde de mevcut. – Her bir rulo için bir adet pirinç kağıdı kullanılıyor. Kağıt dendiğine bakmayın, tamamen pirinçten elde edilmiş yenebilir bir ürün) 🙂

Pirinç kağıdı (rice paper)

1/4 paket rice noodle

(pirinç noodle – aşağıdaki resimde görülüyor – yukarıda belirtilen yerlerden temin edilebilir)

noodle

10 adet iri karides

1 adet tavuk göğsü

Yarım marul (ince kıyılmış)

2- 3 dal yeşil soğan (ince kıyılmış)

1 adet yumurta

1 adet havuç (rendelenmiş)

Hoisin Sos (en yukarıdaki resimde görülüyor – Migros gibi büyük süpermarketlerde bulmanız mümkün)

1 avuç yer fıstığı (hafifçe dövülmüş)

  1. İlk olarak tavuk göğsünü ve karidesleri haşlıyoruz. Haşlanmış karidesler bütün olarak bir kapta beklerken tavuk göğsünü birer parmak boyutunda parçalara ayırıyoruz.
  2. Yumurtayı yağsız tavada omlet gibi pişirip tavuk göğsüne yaptığımız gibi parçalara ayırıyoruz.
  3. Rice noodledan bir yumak ayırıp kaynar tuzlu suda 3 dakika haşlıyoruz ve çıkardıktan sonra bir çay kaşığı zeytinyağı gezdirip yapışmalarını önlüyoruz.
  4. Yeşil soğan ve marulu ince ince kıyıp havucu da rendeliyoruz.
  5. Hazırladığımız her malzemeyi farklı kaplara alıyoruz. Sıra ruloları sarmaya geldi!
  6. Derin ve yayvan bir tavanın içine elinizi yakmayacak sıcaklıkta (dayanabileceğiniz kadar sıcak olmalı) su dolduruyoruz. Bir adet pirinç kağıdı alıp önlü arkalı suyun içine batırıyoruz, yaklaşık 30 saniye bekletiyoruz. Kağıt incelip tam olarak yumuşadığında düz zemine alıyoruz.
  7. Aldığımız kağıdın ortasına sırasıyla bir yemek kaşığı kadar rice noodle, bir adet karides, bir adet tavuk göğsü parçası, yine bir yemek kaşığını dolduracak kadar salata (marul + yeşil soğan + havuç) ve küçük bir parça önceden hazırlamış olduğumuz yağsız omletten koyuyoruz.
  8. Daha sonra (sarma sarar gibi) iki yanını içe katlayıp ruloyu sarıyoruz.

(Üst üste gelen pirinç kağıdı hemen birbirine yapışacak; ancak içini kararında doldurmaya özen gösterin. Aksi takdirde rulonuz patlar ve dağılır.Tavaya koyduğunuz sıcak su soğumaya başlayıp pirinç kağıdının yumuşaması zorlaştığında suyu döküp yenisini doldurun.)

Fresh spring rolls servis edilirken yanında olmazsa olmazı: Hoisin sos. Tek başına tadına baktığınızda belki çok sevmeyebilirsiniz, ama ruloları batırarak tükettiğinizde harika bir uyum sağlıyor. Hoisin sostan bir kaba istediğimiz kadar döküyoruz ve içine hafif dövülmüş yer fıstıklarını ekliyoruz. Bir kere karıştırdıktan sonra sosumuz, taze bahar rulolarımıza eşlik etmeye hazır…

Afiyet olsun! 🙂