0

Meyveli Yulaf Ezmesi

Bugün en kısa blog yazımı yazıyorum. Doğal olarak da bu gönderi, şimdiye kadarki en pratik ve en hızlı tarif olacak. Peki bu kadar kolaysa ben bunu niye yazıyorum? Çünkü yataktan kalkmak istemediğim, işe gitmenin ölümden beter geldiği sabahlarda beni baştan ayağa tazelik ve enerjiyle dolduran, resmen içimi açan bir zahmetsiz kahvaltı şekli bu. O yüzden sizlerle de paylaşmak istedim, belki pazartesi sendromlarınıza karşı faydası dokunabilir, ne dersiniz? 🙂

Malzemeler:

3 yemek kaşığı yağsız yoğurt

3 yemek kaşığı yulaf ezmesi

3-4 adet çilek, 6-7 adet böğürtlen

1 tatlı kaşığı bal

1 çay kaşığı tarçın

yulaf

Malzemeler bu kadar! İlk olarak çukur bir kase ya da bir kup alıp dibine 3 kaşık yağsız yoğurdu alıyoruz. Ben Almanya’da bulunduğum için buradaki yoğurdu kutudan çıktığı haliyle kullanıyorum. Çünkü buradaki yoğurt yağsız ve çırpılmış kıvamda satılıyor. Türk yoğurdu kullanacaksanız siz önceden çırparak krem formuna getirerek kullanın. Yoğurdun üzerini kaplayacak şekilde yulafı eşit bir biçimde üzerine yayıyoruz. Ben yoğurtla yulafı karıştırmıyorum, yulafın ağza gelen kıtırlığından hoşlanıyorum. Siz yumuşak olmasını isterseniz yulafı hafif bir şekilde yoğurdun içine bastırın. Tamamen yoğurtla birlikte karıştırmanızı kesinlikle önermiyorum, çünkü o zaman yulaf yoğurdu tamamen çekiyor ve kaskatı bir kıvam ortaya çıkıyor. Daha sonra meyveleri dilimleyip üzerine alıyoruz. Bu görselde çilek ve böğürtlen tercih ettim, çünkü favorim kesinlikle bu ikili. Ama ben her sabah dilediğim farklı meyvelerle çeşitlendirmeyi seviyorum. Muz, ahududu, yaban mersini gibi meyveler de çok çok güzel oluyor. Son olarak meyvelerin üzerine tarçını serpiyoruz ve balı gezdiriyoruz. (Eğer sadece muz kullandıysam bal yerine dut pekmezi gezdiriyorum. Tadı o zaman daha uyumlu ve hafif oluyor.) Ve yulaf ezmemiz hazır! Şimdi onu kaşıklayıp güne enerjiyle başmaya hazırız. Pazartesi sendromu da neymiş?! 🙂

Advertisements
0

Hızlı Hafta Sonu Keyfi – 15 Dakika Sofrası

Yoğunluktan dolayı yazamadığım upuzun bir aradan sonra, bu sefer vakit geçirmeden dün akşamın keyifli ve bir o kadar da kolay sofrasını paylaşmak istiyorum.

Ben tam anlamıyla bir balık ve deniz ürünü insanıyım. Deneyip de hoşlanmadığım bir deniz ürünü yok diyebilirim. Ve yenilerini denemekten de hiç çekinmem. Ancak blogtaki balıklı tariflerimin neredeyse hepsi somon üzerine, farkındayım. Bunun ilk sebebi tabii ki somon seviyor olmam. Fakat bir başka sebep ise Almanya’da yaşıyor oluşum ve burada malesef en lezzetli balık somon. Bu anlamda çeşitlilik doğal olarak çok düşük. Bu durum bir İzmirli olarak beni derinden yaralasa da elimdekiyle yetiniyorum şimdilik. 🙂 Ve bu girizgahtan da anlaşılacağı gibi yine bir somon tarifi geliyor. Bu seferkine tam olarak tarif de denemez aslında; o yüzden pişirme şekli desek daha doğru. Önce fotoğraf, ardından tarif gelsin öyleyse… Keyifli okumalar! 🙂

hsonu somon

1 porsiyon için malzemeler:

250-300 gram somon fileto

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 çay kaşığı tuz

Sosu için:

2 yemek kaşığı taze limon suyu

1 tutam ince kıyılmış maydanoz

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1/2 çay kaşığı kırmızı pul biber

1 tutam tuz

Fileto olarak orta kemiğinden ayrılmış, temizlenmiş ve dilimlenmiş somonu derisinden dikkatlice ayırıyoruz. Filetonuz minimum 2 cm civarı kalınlıktaysa bu işlem son derece kolay oluyor. Daha inceyse bir bıçaktan yardım almanızı önerebilirim. Derisinden ayrılmış somonun her iki yüzeyini cömert davranarak tuzluyoruz. Teflon ya da döküm demir bir tavayı yağsız olarak ısıtıyoruz. Tava eliniz değmeyecek kadar sıcak olduğunda bir kaşık zeytinyağını tavanın tabanına damla damla sıçratarak alıyoruz. Birkaç saniye içinde yağ da ısınıyor ve somonu derinin olduğu kısım tavaya değecek şekilde koyuyoruz. Hiç dokunmadan ortalama dört dakika kadar pişiriyoruz, kenarları beyazlayıp pişen tarafı altın rengi olduğunda filetonun diğer tarafını çeviriyoruz ve aynı işlemi tekrarlıyoruz. Tavayı ateşten alıp filetoyu iki dakika dinlendiriyoruz.

Bu arada sosumuzu hazırlayabiliriz. Sos için önce limon suyuyla maydanozu karıştırıyoruz ve tuzu ekliyoruz. Ardından zeytinyağını ekleyip çırpıyoruz. İlk aşamada zeytinyağını koyarsanız ya da hepsini aynı anda çırpacak olursanız acı (bitter) bir tat olur; o yüzden bundan kaçınıyoruz. Çırpılmış sosun üzerine kırmızı pul biberi ekliyoruz, ancak karıştırmıyoruz. Tabağa aldığımız somonun üzerine bu sostan istediğimiz kadar gezdiriyoruz. (Fotoğrafta çıkmamış ancak aşağıda somonun soslanıp yakından çekimini görebilirsiniz.)

sos somon

İlk fotoğrafta gördüğünüz mezeler: Köz patlıcan salatası ve Crouton (baharatlı-zeytinyağlı kızarmış ekmekler) eşliğinde yoğurtlu semiz otu salatası. Siz kendi istediğiniz mezelerle servis yapabilirsiniz. İçecek olarak bizim tercihimiz kuru-sek beyaz şarap.

Umarım bu süper-kolay somonu denersiniz ve beğenirsiniz. Afiyet olsun! 🙂

0

Ev Yapımı Nutellalı Dondurma

Çikolatalı dondurma mucizevi bir yiyecek. Hem dondurma, hem çikolata. Sizi bilmem ama benim için en harikulade iki lezzetin birleşimi. Biliyorum, öyle fit vücutlar onunla olmuyor; ama onsuz da hiçbir türlü olmuyor. Tabii bu benim fikrim, kimsenin aklını çelmiyim. 🙂 Ama yok, ben de çikolatalı dondurmaya dayanamayanlardanım diyorsanız, buyrun, söz verdiğim çikolatalı dondurma tarifi… (Kendiniz yapınca çoook daha keyifli oluyor!)

WP_20140623_002

3 yemek kaşığı nutella

1 kahve fincanı süt

1 kahve fincanı condensed milk (yoğunlaştırılmış konsantre süt)

Yarım kahve fincanı krema

Tüm malzemeyi pürüzsüz oluncaya kadar çırpıyoruz ve kalıplara döküyoruz. İşte bu kadar! Condensed milk’i Türkiye’den bulamazsanız krema miktarını iki katına çıkarabilirsiniz. Kıvama göre biraz daha süt ekleyebilirsiniz. Kıvamı milkshake gibi olmalı. Rengi ise resimde gördüğünüz gibi. Buzlukta en az 4-5 saat bekledikten sonra sonuç gerçekten muhteşem oluyor. Mutlaka deneyin.

Afiyet olsun! 🙂

0

Hızlı ve Lezzetli: Domatesli Pilav – Köfte İkilisi

Her yemeğin yanında pilav isteyen biri değilim. Tam bir pirinç pilavı sevdalısı olan kardeşimin aksine hiçbir zaman bir pilavsever olmadım. Varsa hayır demem ama kendi mutfağımda aklıma gelmesi bazen iki ayı bulur. Oysa ki ailemin tüm kadınları pilav konusunda çok beceriklidir. Ben de fena sayılmam. Ancak pirinç pilavıyla ilişkim nedense hep böyle mesafeli olmuştur. Ama yine de, domatesli pilavın yeri benim için diğer tüm pirinç pilavı çeşitlerinden bir adım öndedir. İlk domatesli pilav yapma denemem bir iddia sonucu gerçekleşti. Tıpkı kardeşim gibi, sade pirinç pilavına tapan erkek arkadaşım bir gün domatesli pilav yapmak istediğimi söylediğimde bana bunun çok kötü bir fikir olduğunu, daha önce yediğini ancak hiç beğenmediğini söyledi. Bu ani gelen ön yargıya kayıtsız kalacak değildim! Ona domatesli pilavın ne kadar şahane bir şey olduğunu göstermeliydim! Gösterdim de… İşte şimdi vereceğim tarif domatesli pilavla barış imzalayan erkek arkadaşımın isteği üzerine geliyor.

WP_20140625_001_processed(3)

Domatesli Pilav

1 su bardağı baldo pirinç

2-3 domates (iriliğine ve isteğe göre)

1,5 bardaktan biraz az kaynar su

2 yemek kaşığı tereyağı

Tuz

  1. Tereyağını tencerede eritip rendelenmiş domatesleri ekliyoruz. (İstediğimiz lezzeti yakalamak için domateslerin ekşi olmamasına dikkat etmeliyiz.)
  2. Orta ateşte yaklaşık 10 dakika kavuruyoruz.
  3. Domatesler hafif suyunu çekmeye başladığında yıkanmış pirinçleri ekleyip 5 dakika daha devamlı karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz.
  4. Pirinçler domatesle tam olarak karışarak kıvam almaya başladığında kaynar suyu ekleyip tuzu ekliyoruz.
  5. Tencerenin kapağını kapatıyoruz ve kısık ateşte pilav suyunu çekene kadar pişmeye bırakıyoruz. Piştikten sonra tencerenin üzerine bir parça kağıt havlu koyarak 10-15 dakika pilavı dinlendirebiliriz.

Fotoğrafta görmüş olduğunuz hamburger köftelerine gelince, başlıkta belirttiğim gibi bu kez yemeği hızlı yapmak zorundaydım; o nedenle, hazır hamburger köftesi kullandım. Ancak onları yağsız tavada pişirmeden önce biraz modifiye ettim. Bir kabın içinde 2 kaşık kimyon ve 1 kaşık toz tatlı kırmızı biberi karıştırdım ve köfteleri sıcak tavaya koymadan hemen önce bu karışıma buladım. İnanın tadını iyi anlamda çoook değiştirdi.

Afiyet olsun! 🙂